İçeriğe geç
Powered by MindAeon AI

← Blog

SÜRE · TEBLİGAT · HMK

Süre hesabında üç yaygın hata ve tebligat tarihinin önemi

İstinaf süresi 'karar tarihinden' değil tebliğden başlar; elektronik tebligat beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; adli tatil bazı süreleri durdurur. Üç hata, üç kural.

1 Eylül 2026 · NomosOS Ekibi

1. Süreyi karar tarihinden başlatmak

İstinaf ve temyiz süreleri HMK'de kararın tebliğinden itibaren işler (HMK m.345, m.361). Duruşmada tefhim edilen kısa kararda gerekçeli kararın tebliği beklenir. Sistemde tebligat kaydı girilmeden süre açılmaz; bu bir eksiklik değil, tasarım kararıdır.

2. Elektronik tebligatı teslim gününden saymak

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. UETS ekranındaki "okundu" saati sürenin başlangıcı değildir. Süre motoru tebliğ yöntemi ETEBLİGAT seçildiğinde bu beş günü kendisi ekler ve hesap izinde gösterir.

3. Adli tatili her sürede uygulamak

Adli tatil (20 Temmuz – 31 Ağustos) yalnız HMK m.104 kapsamındaki süreleri etkiler; ivedi işler ve bazı özel kanun süreleri işlemeye devam eder. Kural motorunda her kuralın adli tatil davranışı ayrı tanımlıdır ve hesap izinde "adli tatil uygulandı/uygulanmadı" satırı görünür.

Ne öneriyoruz

  • Tebligat kaydını (kanal + tebliğ tarihi) dosyaya işleyin; süre kuraldan otomatik açılsın.
  • Hesap izini okuyun: hangi gün, hangi kural, hangi istisna.
  • Emin olmadığınız sürede kısa olan tarihi esas alın; sistemdeki süre bir öneridir, karar avukatındır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye değildir. Somut olayda süre ve usul, dosyanın avukatı tarafından değerlendirilir.